SANAT EĞİTİMİ VEREN TÜRKİYE ÜNİVERSİTELERİNDE
BASKIRESİM EĞİTİMİNİN DİSİPLİNLERARASI YERİ VE ÖNEMİ
Doç. Dr. H. Müjde Ayan
Marmara Üniversitesi, Atatürk Eğitim Fakültesi
Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü, Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı / Göztepe / İSTANBUL
“Printmaking Art Education and a Wallboard Application Example in Arts Teaching”, International Journal of Scientific Research in Education, Vol. 6(4) 397 – 406 ISSN: 1117 – 3259. (2013).
ÖZET
Bu araştırmada, plastik sanatlar alanında önemli bir geçmişi ve yeri olan Baskıresim sanatının, eğitim programı içerisinde ne kadar önemsendiği, imkânların ne kadar sağlandığı ve disiplinlerarası etkileşimin nasıl yansıdığı yönünde, Türkiye genelinde 10 üniversiteden 25 öğretim üyesine görüşleri sorularak durum saptaması yapılmıştır. Çalışma 4 sorudan oluşmuş ve açık uçlu cevap yöntemiyle değerlendirilmiştir. Böylelikle gelinen noktada öğretim elemanlarının görüşlerinden yola çıkarak günümüz şartları analiz edilmiş ve çözüm önerilerinde bulunulmuştur. Ayrıca elde edilen bulgular uzmanlık alanı farklı disiplinlerden belirlenmiş ve Türkiye’nin Doğusundan Batısına değişik bölgelerden seçimler yapılmıştır. Araştırmanın başlıca sonuçları; baskıresim sanat eğitimi dersi katılımcıların tamamı tarafından gerekli görülmüştür. Baskıresim sanat eğitiminin teknik uygulamalarının plastik sanatlar alanında etkileşime yol açtığı kabul edilmiştir. Atölye ve nitelikli öğretim elemanı temel ihtiyaç görülürken, baskıresim sanat eğitiminin uluslararası standartlarda olduğu anlaşılmaktadır.
Anahtar Kelimeler: Sanat, Sanat Eğitimi, Baskıresim
GİRİŞ
Sanat’ı bir görüş ya da seziş olarak tanımlayan Benedetto Croce’nin dediği gibi (Yılmaz, s:37) insanlığın gelişiminde ve duyguların dışavurumunda sanat olgusu itici bir güç olmuştur. Başka bir deyişle; bu olgu her dönemin duygu ve düşüncelerine yön vererek bilinçlenmeyi sağlamıştır. Bir eğitim ve süreç işi olan bilinçlenme özellikle 19.yy’dan itibaren büyük ivme kazanmış ve bunda da en önemli etken sanayileşen toplum düzenlerinin yansıması olmuştur. Bu bağlamda insan davranışlarında bilgi, beceri, anlayış, ilgi ve tavır gibi önemli sayılabilecek kişilik özellikleri eğitimin bir sorunu olarak çağdaş yaşam düzeninin gerekliliği haline gelmiştir. J.Dewey, tam da bu noktaya vurgu yaparak, eğitimin ; “daha iyi deneyimlerle elde edilen bir süreçte, büyümeye araç olduğunu” ileri sürmüştür. ( Johnston, s:70)
19.yy’a kadar usta çırak ilişkisi ile verilen sanat eğitimi, sanayileşmenin getirdiği yeni yaşam biçimlerine paralel olarak gelişmiş ve önem kazanmıştır. Günümüz sanat eğitiminin ilk örneği ise 20.yy’ın başında kurulan Bauhaus Okulu ( 1914 ) ( Bektaş, s: 69) ile sağlanmıştır. Farklı disiplinleri içeren bu okulun eğitim programı sayesinde birey, mimarlık, grafik, el sanatları, heykel, seramik, tekstil ve resim gibi alanlarda uzmanlaşarak, modern çağın estetik ihtiyaçlarını karşılamıştır.
O süreçten günümüze, değişen world düzeni ile insanın gelişiminde artık çok yönlülük gerektiğinden, eğitim programları da bu doğrultuda ilerlemiştir. Sanat eğitiminin gerekliliği ve bu ihtiyacın çok yönlü düşünebilen topluluklara yansıması, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de önem taşımaktadır. Ülkemizde plastik sanatların kapsamı içinde yer alan resim, baskıresim, heykel, grafik, tekstil, seramik gibi branşların akademik düzeydeki eğitimi her zaman uluslararası bir sanatçı yetiştirebilmeyi hedeflemektedir. Bu nedenle geliştirilen müfredat programları, içeriği ve sistematiği bakımından, en temel kuralları ile tasarımdan başlayıp özgünleşmesini sağlayacak doğrultuda hazırlanmaktadır.
Baskıresim sanat eğitiminde, uygulanacak yöntem konusunda bu alanda uzmanlaşacak öğrencinin tasarım ve beceri gücünü artırmak öncelikli iken, diğer bir önemli nokta da fiziki koşulların sağlanmasıdır. Ancak “yaratıcılık” ve “özgünleşme” ön planda değerlendirilecek olursa, sanat eğitiminin süreci ve genel kuralları üzerine değerlendirme yapılması daha uygun olacaktır.
Üniversitelerde branş üzerine belirlenen eğitim programları 4 yıllık süreç içerisinde devletin belirlediği ders kredilerine göre yapılanmaktadır. Ancak günümüzün nesnel çevresinde özgür, eleştirel, iletişime açık bireylerin yetiştirilebilmesinde disiplinlerarası yönelim daha çok önem taşımaktadır. Sanatta resim, baskıresim, heykel ya da grafik gibi herhangi bir alanda eğitim alan öğrencinin sadece kendi branşıyla ilgili yetiştirilmesi kimlik olarak kendisini yeterince hazır duruma getiremeyebilir. Çünkü sanat bir üst yapı olgusu olarak çok yönlü düşünebilmeyi gerektirmektedir. Örneğin bilim alanındaki (felsefe sosyoloji, matematik, sosyal bilimler vb.) disiplinlerden faydalanması, sorgulama ve farkındalık sağlayacağından özgüveni yüksek, özgür ve yaratıcı bir kimliğin ortaya çıkmasını sağlayacaktır.
Bu durum plastik sanatların kendi içerisinde de geçerlidir. Resim, baskıresim, heykel grafik, videoart, fotoğraf, tekstil ve seramik gibi alanlar, dışarıdan belki farklı eğitim programını ve uygulamayı gerektirdiğini hissettirebilir. Ancak birbiriyle organik bağı olan branşlar özellikle kendi aralarında desteklendiği zaman daha yaratıcı olunduğunu göstermiştir. Bu nedenle eğitimde branşlaşmaya yönelik uygulamalar, çağdaş düşünce anlayışının bir uzantısı olarak, disiplinlerarası etkileşim ve birikim yoluyla sağlandığında daha da anlam kazanacak ve işlevsel yönüyle zenginleşecektir.
Türkiye’de Baskıresim sanat eğitiminin yeri ve önemi üzerine yapılan bu çalışmada, disiplinlerarası yönden de ne kadar gerekli olduğu irdelenmek istenmiştir. Ancak bu konuya açıklık getirebilmek için tarihsel gelişimine ve bugünkü durumuna kısaca değinebiliriz. 16.yy.’a kadar dayanan bir geçmişe sahip Baskıresim sanatı, üniversite düzeyindeki eğitimine ilk olarak 1882 yılında Osman Hamdi Bey’in girişimiyle kurulan Sanay-i Nefise Okulu’nda Fransa’dan getirtilen Stanislas Arthur Napier’in sanat eğitiminde akademik çalışmalara başlaması ile mümkün olmuştur. Kuruluşundan kısa bir süre sonra da 1892 yılında “Hakkaklık” adı altında gravür atölyesinde çalışmalara başlanmıştır.( Özsezgin, s: 16)
YÖNTEM
Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden görüşme tekniği kullanılmıştır (Denzin & Lincoln, 2005). Bu yöntem çerçevesinde, araştırmada Öğretim Elemanlarının “Baskıresim Sanat Eğitiminin Disiplinlerarası Yansımasına İlişkin Görüşleri”nin neler olduğunun saptanması amaçlanmıştır. Araştırmada, amaçlı örneklem yöntemi kullanılmıştır (Patton, 1990). Araştırmada seçilen fakültelerde görev yapan istekli öğretim elamanları ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Örneklem büyüklüğünün neyi bilmek istediğinize, ulaşılabilirlik, fayda, zaman ve kaynaklara bağlıdır (Patton, 2002 p. 244). Araştırma verileri, araştırmacı tarafından geliştirilen görüşme formu ile toplanmıştır. On değişik üniversiteden 25 öğretim elemanının görüşleri yazılı olarak alınmıştır. Katılımcıların uzmanlık alanı farklı disiplinlerden ve görevlerden oluşmaktadır. (3 Dekan, 1 Dekan Yardımcısı, 5 Bölüm Başkanı, 16 öğretim elamanı). Araştırmaya katılanların 11’i kadın 14’ü erkektir. Yaş ortalamaları ise; 47.88 olurken, yaş aralığı 35-72 olarak belirlenmiştir. Uzmanlık alanlarına göre dağılım incelendiğinde ise; baskıresim 3, resim 10, grafik 4, tekstil 1, seramik 1, heykel 1, baskıresim-resim 2, baskıresim-resim-grafik 3 kişi olduğu gözlenmektedir.
Araştırmacı tarafından geliştirilen görüşme formu, uzman görüşleri çerçevesinde gerekli düzeltmeler yapıldıktan sonra, çalışmada kullanılan görüşme formu oluşturulmuştur. Görüşme formunda cinsiyet, yaş ve uzmanlık alanları belirtmeleri istenmiş, ardından aşağıdaki sorulara yanıt aranmıştır;
a. Sanat eğitimi veren Fakültelerde, Baskıresim sanat eğitimi ve teknik uygulamalarının gerekli olup olmadığına dair görüşlerinizi yazınız.
b. Baskıresim sanat eğitiminin ve teknik uygulamaların disiplinlerarasına (plastik sanatlar yönünden) etkisi olup olmadığı ve yansımaları hakkında görüşlerinizi belirtiniz.
c. Baskıresim sanat eğitimi veren Fakülteler hangi niteliklere sahip olmalıdır? Fikirlerinizi yazınız.
d. Ülkemizdeki Baskıresim sanat eğitimi ve teknik uygulamalarının uluslararası standartta olup olmadığı konusunda görüşleriniz belirtiniz.(Yurt dışı örneklerle karşılaştırarak izlenimlerinizi belirtiniz).
Verilerin toplanması 15 gün sürmüştür. Elden teslim edilen formların doldurulma süresi; en kısa 20 dk, en uzun 45 dakikadır. Mail yoluyla gönderilenler formların 4’ü aynı gün cevaplanmış ve diğerleri en uzun süre olarak 10 gün sürmüştür. Çalışmanın 15 gün sürmesinin nedeni ise bazı öğretim üyelerine ulaşmada gecikmelerin yaşanmasından kaynaklanmaktadır.
Değerlendirmeler içerik analizi uygulanarak araştırma problemine göre elde edilmiştir. İçerik analizi çeşitli yöntem ve teknikleri kapsamaktadır. Bu yöntem ve teknikler çözümlenecek mesajlara ve amaçlara göre değişmektedir (Bilgin, 2006). Elde edilen veriler birkaç kez okunup incelenerek veriler kodlanmıştır. Kodlar arasındaki ortak noktalardan yola çıkılarak temalar belirlenmiş, ardından veriler tanımlanarak açıklanmıştır. Kodların tekrarlanma sıklığı frekans ve yüzdelerle ifade edilerek yorumlanmıştır (Yıldırım ve Şimşek, 2000).
| Tema | Tanım | Örnek Cümleler | Kodlar | Tekrarlanma Sıklığı | |
|---|---|---|---|---|---|
| % | f | ||||
| Sanat Eğitiminde Baskıresim ve teknik uygulamaları | Baskıresim ve teknik uygulamalarının sanat eğitimindeki yeri |
“baskıresim sanat eğitiminin ayrılmaz bir parçasıdır, muhakkak verilmelidir” “yaratıcı yönünü geliştirme anlamında çok önemlidir” “sanat eğitiminde yetenekleri geliştirme yöntemlerinden biridir” “sanatsal kimliğini bulmada en önemli yapı taşlarından birisidir” “orijinal eserini farklı teknik uygulama ile çoğaltılabilmesi öğrencinin hem plastik dil yönünden arayışını zenginleştirmekte hem de kimlik oluşturmada katkı sağlamaktadır.” |
Gerekli Alternatif Eğitim Uygulaması Uzmanlık Alanı |
100 72 28 |
25 18 7 |
| Sanat Eğitiminde Baskıresim ve plastik sanatlar | Sanat Eğitiminde Baskıresim ve plastik sanatlarda disiplinlerarası etkileşim |
“gravür baskı yapan neden resim alanında da üretmesin” “resim dışında fotoğraf sanatı ile de yakından ilişki kurulabilir” “tuval resminde, seramik ve tekstil tasarımda teknik olarak kullanmak mümkündür” “grafik öğrencisinin kendi alanı için ürettiği bir çalışmayı, gravür baskı ile de çoğaltabilir” “bir fotoğraf öğrencisi de çoğaltım tekniklerini öğrenebilir” “resim grafik, fotoğraf gibi alanlarda ihtiyaç duyulan bir tekniktir” “resim, fotoğraf, tekstil, heykel gibi alanlarda desen kolaj yada dijital ortam tekniğinden yararlanarak baskıresim çalışmalarının yapılması yaratıcılığı artırdığı için baskıresim ihtiyaç duyulan bir eğitim uygulamasıdır.” |
Etkili Resim Grafik Tekstil Seramik Heykel Fotoğraf Dijital ortam Desen Kolaj |
100 32 24 16 12 12 8 4 4 4 |
25 8 6 4 3 3 2 1 1 1 |
| Sanat Eğitiminde Baskıresim teknik uygulamaları ve yüksek öğretim | Sanat Eğitiminde Baskıresim teknik uygulamaları veren fakültelerin özellikleri |
“atölyeler en az iki tekniğin uygulanmasına elverişli olmalıdır” “Teknik uygulamaların yapılabilmesi için pres makinaları, kurutma rafları pozlama masası, teknik eleman gibi tam donanıma ihtiyaç vardır” “havalandırma, aydınlatma, güvenli iş alanı atölyelerde olmalıdır” “öğretim elemanını hem teknik hem de plastik dil oluşturma yönünden yeterli birikime sahip olmalıdır” “yarışma, bienal, çalıştay, yaz okulu gibi etkinliklere yer verilmelidir” |
Atölye Nitelikli Öğretim Elemanı Pres makinesi Havalandırma Etkinlik Teknik Eleman Güvenlik Aydınlatma |
80 40 28 24 16 12 8 8 |
20 10 7 6 4 3 2 2 |
| Sanat Eğitiminde Baskıresim ve teknik uygulamaları ile uluslararası standartlar | Sanat Eğitiminde Baskıresim ve teknik uygulamaları hangi düzeyde |
“ülkemizdeki baskıresim tekniklerinin dünya standartlarında olduğunu düşünüyorum” “tüm tekniklerin uygulanabildiği kurumlarımız olduğu gibi tek uygulamanın yapıldığı ya da az da olsa hiç yapılamayan kurumlar da vardır.” “Almanya, İtalya Rusya Bulgaristan, Japonya ve Avusturya okullarıyla karşılaştırdığımda, teknik olanaklar bakımından güçlü olduğumuzu düşünüyorum” |
Uluslararası Nitelikte Gelişmekte Fikri yok |
64 20 16 |
16 5 4 |
Tablo 1 incelendiğinde, yazılı görüşme sorularına 25 öğretim elemanı yanıt vermiştir. İçerik analizinde belirlenen kodlar sayı ve yüzdelere dönüştürülmüş, sayı ve yüzdelerden yararlanarak yorumlara yer verilmiştir. İlk olarak; Baskıresim ve teknik uygulamalarının sanat eğitimindeki yeri sorgulanmıştır. Öğrencinin sanatsal kimliğini bulmada baskıresim sanat eğitimi, alternatif bir uygulama (seçmeli ders) olarak destekleyebileceği gibi sadece uzmanlık eğitimi ile özgün kimliğine ulaşabileceği düşünülmektedir.
Çalışmanın bulgularından elde edilen sonuçlara göre; Dersin kesinlikle gerekli olduğu ifade edilirken, Alternatif bir uygulama (f:18, %72), Uzmanlık alanı (f:7, %28) ile yansıtılmıştır. Verilere göre büyük bir oranda Baskıresmin Alternatif bir eğitim uygulaması olarak verilmesi gerektiği düşünülürken az da olsa sadece bir uzmanlık alanı olduğu görüşü ortaya çıkmıştır.
İkinci olarak; Sanat Eğitiminde Baskıresim ve plastik sanatlarda disiplinlerarası etkileşim sorgulanmıştır. Tüm katılımcılar (f:25, %100) etkileşimin kaçınılmaz olduğunu ifade etmişleridir. Etkileşime girdiği ilk üç alan sırasıyla resim (f:8, %32), grafik (f:6, %24) ve tekstil (f:4, %16) olmuştur. Diğer alanlar ise; seramik, heykel, fotoğraf, dijital ortam, desen ve kolaj olarak belirlenmiştir.
Fakültelerin teknik özelliklerine dair katılımcılar; ilk olarak atölye ihtiyacını (f:20, %80) belirtmişlerdir. Bu durumu nitelikli öğretim elemanı (f:10, %40), Pres makinesi (f:6, %28) ve havalandırma (f:6, %24) gibi teknik gereklilikler takip etmektedir.
Uluslararası standartlar sorgulandığında; ülkemizin evrensel kriterleri yakaladığı (f:16, %64) kabul edilmektedir. Gelişmekte olduğunu düşünenler (%16) ve uzmanlık alanı farklılığı nedeniyle fikri olmadığını belirtenler (%16) eşit orandadır.
SONUÇ
Çalışmanın bulgularından elde edilen sonuçlar aşağıda maddeler halinde sunulmuştur:
- Baskıresim ve teknik uygulamaları sanat eğitiminin ayrılmaz bir parçasıdır.
- Disiplinlerarası etkileşim olarak diğer plastik sanat dallarına doğrudan katkı sağlar.
- Fiziki imkânlar, tam donanımlı atölyeler ve havalandırma sistemleri eğitimin kalitesi için kritiktir.
- Nitelikli öğretim elemanı en temel ihtiyaçtır; yürütücünün hem sanatsal hem teknik ustalığa sahip olması gerekir.
- Yarışma, bienal ve çalıştay (workshop) gibi teşvik edici etkinlikler akademik sürecin bir parçası olmalıdır.
- Ülkemizdeki birçok kurum bu alanda uluslararası standartlara ulaşmış durumdadır.
KAYNAKÇA
1. ARTUT, Kazım, (2001) “Sanat Eğitimi Kuramları ve Yöntemleri”, Anı Yayıncılık, Ankara
2. ASLIER, Mustafa, (1987) “Türk Özgün Baskıresim Sanatında Oyma Basmanın Yeri”, Hacettepe Üniv. G.S.F. Sayı: 1
3. AYKUT, Aygül, (2012) “Sanat Eğitimi Kuramlarda Estetik”, Hayalperest Yayınevi, İstanbul
4. BİLGİN, N. (2006). Sosyal Bilimlerde İçerik Analizi Teknikler Ve Örnek Çalışmalar. Siyasal Kitabevi.
5. DENZIN, N.K., & Lincoln, Y.S. (2005). The SAGE handbook of qualitative research. London: Sage.
6. ÖZSEZGİN, Kaya, (1987) “Ağaç Baskı ve Türk Ressamlar”, Hacettepe Üniv. GSF Yayınları, Sayı 6
7. PATTON, M. Q. (2002). Qualitative evaluation and research methods. Thousand Oaks, CA: Sage.
Doç. Dr. H. Müjde AYAN
Marmara Üniversitesi, Atatürk Eğitim Fakültesi
Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü, Göztepe – İstanbul