
M A S U M İ Y E T
Sonsuz evrende küçücük bir varoluş mücadelesi bu hayatımız…
Masum muyuz bu yolculukta?
Ne kadar masumuz?
İnsanlık tarihi boyunca “Masumiyet”in sanatta ele alınışı dönemsel farklılıklar gösterir. İnsanın düşünsel gelişimine paralel olarak değişen metaforlar bu kavramın taşıyıcısı olmuştur.
Varoluş pratiklerim içinde, gördüğüm, hissettiğim, yaşadığım, öğrendiklerimin izinden giderek kişisel metaforlarım oluştu. Bu yolculuğumda bu kavrama bir göz olmaya çalışıyorum.
Kendinin farkına varma ya da varamama, otantik ya da evrensel benlik, doğal ya da yapay, kendini önemseme ya da önemsememe, aşırı uyarılmış ya da yoksun kalmış duygusallık ve hazlar, bireysel ya da toplu deneyimler…
Tüm bunlar teknolojik akıl çağında evrene açılmak isteyen insanoğlunun başarısı ya da başarısızlığı iken, edinilen tüm kazanımlar sonucu ne kadar doğaya ve yaşama entegre olabiliyoruz ya da evrenin yasalarından kopuyoruz?
Farkındalığı nasıl görüyoruz? Tıpkı Stoa felsefesinde olduğu gibi mantık, fizik / metafizik, ahlak gibi olgu ve değerlerin metaforlarını ne kadar içselleştirebiliyoruz ve eyleme dönüştürebiliyoruz?
Masum muyuz?
Mutlu muyuz?
Farkında mıyız?
Bu soruların cevabını tek siz biliyorsunuz, bir de farkında olup sizi bilip görebilenler…
































































































































































































